Kanadı Kırık Melek'in Kanadına Takılanlar

Websiteme Blog bölümü eklediğimden beri ilk yazımı yazmak için özel bir "an"ı bekliyordum. 
Benim için gerçekten anlam ifade eden ve birilerine bir faydası dokunacak bir konu olmasını istiyordum. İşte o anı şimdi yaşıyorum!

Günlük hayatımı yaşarken, karşılaştığım her duruma engellilerin de gözünden bakmaya, onların karşısına çıkan zorlukları görmeye çalışan bir insanım. Ne onlara acıdığım, ne de onların durumunu kendimden daha kötü gördüğüm için. Haddime de değil...

Zaten hepimiz için zor olan ülkemizdeki malum yaşam şartlarında, acaba fiziksel dezavantajları olan insanlarımız nasıl başa çıkıyor diye düşünmeden, onların şartlarını iyileştirme kaygısı ve sorumluluğu hissetmeden yaşayamıyorum. 

Bu dünyada birlikte nefes aldığımız, yaşadığımız, tüm canlılar aynı evrende, aynı enerjiyi paylaştığımız için. Birbirimizi yükseltebileceğimizi bildiğim için. Herkesin eşit hakları olması gerektiğini  düşündüğüm için. Onların bize, bizim de onlara ihtiyacımız var, çünkü bu hayat birlikte olunca, eşit yaşayınca ve paylaşınca güzel. Ancak adil ve dürüst yaşayınca insanın iç huzuru var...

Hepimiz eşit yaşamayı hak ediyoruz.

Az önce Twitter'da günlük akışı okurken; RUKİYE TÜREYEN ’in haberine denk geldim. Rukiye haberde yazdığına göre; 3 aylıkken geçirdiği  menenjit yüzünden 98% bedensel engelli olarak hayatına devam eden, tek parmağı dışında vücudunun kalanını kullamamayan bir genç kadın. BENCE; ÇOK AMA ÇOK DAHA FAZLASI! Onun içindeki enerji, ışık, azim, olumlu bakış, üretme arzusu ve güç ne yazık ki bu günlerde çoğumuzda yok.
Rukiye bana ilham verdi! Eminim hayatı boyunca da başka bir çok kişiye ilham kaynağı olacak. Ben sadece Rukiye'nin sesini ve hikayesini duyurmasına yardımcı olmaya çalışacağım.

(Rukiye ismine karşı zaten bir zaafım var; yıllar önce, 20'li yaşlarımın başında “Kardeşini Seç” oluşumundan edindiğim ve uzun yıllardır mektuplaştığım, haberleştiğim Ağrı’daki manevi kardeşim Rukiye aklıma gelir ilk, ve hemen kalbimin derinleri canlanır.)

Rukiye'nin kitabı hakkında yaptığı beni en çok etkileyen açıklaması şu oldu:

"Hikâyeler ve senaryolar yazıyorum. Bu kitap benim ilk kitabım. Kitabımda dört hikaye, bir oyun, bir skeç, bir senaryo, bir de mektup var. Çoğu zaman kitaptaki kahramanların yerine kendimi koyuyorum. Bilgisayar başında yazdığım karakterlerin bedenlerini kendi bedenim gibi kullanıyor, kendi bedenimde sergileyemediğim özgürlüğü o karakterlerin üzerinde sergiliyorum."

Zaten sanat da tam olarak bu! İç dünyamızı dışa vurmanın ve duyguları, düşünceleri, "kendini" paylaşmanın en muhteşem, en anlamlı yolu...

Rukiye hayatının tüm zorluklarına rağmen, hayata hepimizden daha yapıcı bakarak, kullanabildiği tek bir parmağı olmasına rağmen; annesine yardım etmeyi, fiziken ve zihnen azimli davranmayı SEÇEREK ve büyük emek vererek bir kitap yazmış. Kitabın geliri ile yıllardır ona bakan, emek veren annesine ev almak istiyor. Şu güzelliğe, şu mucizeye bakar mısınız?  Ona bunları yapma gücünü sevgisi, emeği ve şefkatiyle veren annemize de bin teşekkür! İkisine de kalbimden sıkı sıkı sarılıyor ve bu örnek davranışlarından ötürü hayranlıkla kutluyorum.

Bu arada nasıl da güzel bir kadın görseniz.  ^_^ Umarım bir gün yeni kitabında kullanacağı portreyi ben çekerim.

Ben yılbaşı hediyelerimi "bol bol" aldım! :) Hem kendime iyi bir his, hem sevdiklerime güzel bir kitap, hem de Rukiye’ye çıktığı bu güzel yolda ufak da olsa destek oldum.

Bu yazıyı bilerek biraz erken yazıyorum; belki benim gibi bu yıl daha anlamlı bir yılbaşı hediyesi almak isteyenler olur diye…

Linkini de buraya bırakıyorum:

https://www.kitapyurdu.com/kitap/kanadi-kirik-melekin-kanadina-takilanlar/460719.html&manufacturer_i...

Herkese hayat dolu bir ruh ve güzel bir yeni yıl diliyorum! 

Şunlar da Hoşunuza Gidebilir

Tüm yeniliklerden haberdar olmak için e-bültenimize kayıt olabilirsiniz!

Etkinlik haberleri ve son gelişmelerden haberdar olmak istiyorsanız mail adresinizi girerek "Gönder" butonuna basmanız yeterlidir.